17 Temmuz 2008 Perşembe

Problem

Hatırlamam gereken birşey olduğunu hatırlıyorum ama neyi hatırlamam gerektiğini hatırlamıyorum... Acilen beyin adını verdiğimiz organı nadasa yatırıp, bir süre dinlendirmem lazım. Toplamda sağlıklı çalışan 3-5 hücre vardı, onlar da su kaynattı artık...

Ne güzel tüm dostlarım beni sıkı bir sırdaş olarak görüp, içlerini açıyorlar... İyi de beni dinleyen yok, o nasıl olacak :) Şikayetçi miyim ? Sanmam... Çok insan böyle bir güven duygusunu arıyor... Ama biraz da yoruldum ne yalan söyliyeyim...


Konuyu ve Devamını Görüntüle

29 Haziran 2008 Pazar

Ziyaret Sebebi

Google Analytics verilerine göre bloguma arama motorları sayesinde gelenlerin kullandıkları anahtar kelimeler ile ilgili Top 5 listesi şöyle;

Keyword Visits % visits
adana kebap nasıl yapılır 7 8.75%
adana nasil yapilir 5 6.25%
adana kebap nasil yapilir 4 5.00%
yeni kira yasası 4 5.00%
adana kebabi nasil yapilir 3 3.75%

Kabul, insanların hayatlarına ışık tutacak bilgiler, sıradışı haberler ya da başka yerde bulunamayacak şeylerden bahsetmiyorum ama 200' e yakın yazı bulunan bir blogun sadece Adana kebabı ile bulunabilir durumda olması da komik geldi... :)

Konuyu ve Devamını Görüntüle

Siyaset Gitgide Seviyesizleşiyor

Muhalefet, “Atatürk devrimleri travma yarattı” sözlerinin ardından kendisini eleştirenlere “Devrim Kanunları’nı okudularsa eşek gibi anırırım” diyen AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, tartışmayı, “Meclis Kütüphanesi’nden Devrim Kanunları alınıp okunmaya başlandı. Birçok eşeği eşeklikten kurtardım” sözleriyle devam ettirmesine sert tepki gösterdi. CHP yöneticileri, “sokak ağzının bir siyasetçiye yakışmadığını” dile getirirken, MHP’liler, Fırat’a “güneşte fazla kalma” tavsiyesinde bulundu.


Artık böyle haberler okumaktan ve yorumlamaya çalışmaktan sıkıldım. Türkiye gibi dünyada çok önemli bir konuma sahip bir ülkede, bu kadar sorun, bu kadar sıkıntı varken, bir grup insan, hemde iktidar sahipleri, sanki bir nebze anlayabilmişler, birazcık içlerine sindirebilmişler gibi, sanki cumhuriyete ve halkın egemenliğine saygı duyuyorlarmış gibi, hadleriymiş gibi kalkıp Atatürk' e ve devrimlere, devrim yasalarına dil uzatabilecek cüret ve cesareti kendilerinde nasıl buluyorlar çok şaşırıyorum.

Ülkesi ve halkı için bütün hayatını feda etmiş bir insana ve onun davasına, çabasına inanıp arkasından giden bütün bir ulusa yapılan bu saygısızlığın da cevapsız ve cezasız kalmamasını diliyorum...

GENÇLİĞE HİTABE

Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927


Konuyu ve Devamını Görüntüle

06 Haziran 2008 Cuma

Garip Bir Denklem

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu şöyle bir beyanatta bulunmuş;

Herkesin vatansever olduğunu, bazı kişilerin "vatanı en çok biz seviyoruz" deme hakkına sahip olmadığını anlatan Eroğlu, "Ben de diyorum ki, en çok biz seviyoruz. Sevmekte de yarışalım" dedi.


Benim anlamadığım da bu işte... Müdahili olduğu siyasi akımın temsilcileri "Ben bu ülkeyi pazarlamakla mükellefim", "gece gelseler, pijamaya çıkar satarım" diyorlar, ülkenin kar eder durumdaki bütün tesislerini başka olaylara denk getirip sessiz sedasız satıyorlar, ülkede rejimi değiştirmeye çalıştıklarını, bunun "kanlı mı, kansız mı" olacağını tartıştıklarını beyan ediyorlar, "10 Kasım törenlerinde sap gibi durmanın alemi yok" diye düşünüp, fikirlerinde Atatürkü referans veriyorlar, ülkenin ekonomik tarihindeki en büyük borçlanma rakamlarına çıkmalarına rağmen insanları uyutmak için düzmece pembe tablolar çiziyorlar, bu ülkenin toprağı için canını veren şehide "kelle", terörist başına "sayın" diyorlar ve hatta oğulları da askerlik yapmıyor, cumhuriyetin gerçek sahibini, vatandaşı, "ananı da al, git" diye kovalıyorlar, işçiyi, emekçiyi "ayak takımı" olarak görüyorlar, türbanı "velev ki siyasi simge" diye tanımlayıp, dini siyasete alet etmenin doruk noktasını sergiliyorlar, müslüman olmaktan dem vurup, "büyük ortadoğu projesinin eş başkanı" olmakla övünüyorlar, söz verdikleri halde dokunulmazlığa dokunmuyorlar, hiç bir siyasi parti kapatmasına karşı çıkmıyorlar ama sıra kendileriyle ilgili bir davaya gelince halkı, düzmece mazlum senaryolarıyla galeyana getirmeye çalışıyorlar, hazırladıkları anayasa taslağını, kendi yargı organlarından önce Avrupa ve Amerika' ya onay almaya götürüyorlar, yasalara dayanan mahkeme kararları kendi çıkarlarına olmadığı sürece, hukuk sistemine güvenmediklerini belli ediyorlar...

Ama vatanı da benden çok seviyorlar...

Bu nasıl bir denklem ?



Konuyu ve Devamını Görüntüle

30 Mayıs 2008 Cuma

Nerelerdeyim

Uzun zamandır içimden hiçbirşey yazmak gelmiyor... Aslında dinlenmeye, kendimi dinlemeye çekildiğim zamanlarda anlatacak çok şey varmış gibi geliyor, zihnimde fırtınalar kopuyor. Sanki biraz zorlasam koca bir roman çıkarabilecekmişim gibi bir his bahsettiğim. Gündelik işlerin, hayatın, ne kadar esiri olmuşum...

Yalnızlık mı ? O benim ilacım işte...

Konuyu ve Devamını Görüntüle

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Ekşi Sözlük Davayı Kaybetti

Ekşi Sözlük Türk Telekom aleyhine açtığı davayı kaybetmiş. İşin içine internet ve ifade özgürlüğü kavramları girdiğinde, hatta ikisi bir arada olduğunda adalet sistemimizi anlamak zor.

Sözlüğün davadaki talebi, Türk Telekom' un kapatmanın gerekçesiyle ilgili bilgi vermemesi ve müdehale edemedikleri, hangi içeriği düzenleyeceklerini bilmedikleri için kapatmayla karşılaşmaları ve sonucunda uğradıkları zararın tazmin edilmesiyle alakalı. Ancak bu talep de reddedildi ve sözlüğün uğradığı zarar da yanına kaldı.

Aynı sıkıntıyla ben de karşılaştım, daha önceki yazılarımda da anlatmıştım. Yurdum insanının zihniyeti anlamak mümkün değil. Önce bir deneyin bakalım, site yönetimiyle, yazarıyla iletişim kurmaya çalışın. Rahatsızlığınızı, hata gördüğünüz noktayı bildirin. Sonrasında bir ilerleme kaydedemezseniz hukuki yollara başvurun, ona kabul ama önce bir deneyin.

Birçok sistemin yapısı gereği, içerik kullanıcılar tarafından oluşturuluyor. Bu sitelerin sözleşmelerinde ve kurallarında da yazılan mesajların içeriğinden yazarın sorumlu olduğu mutlaka belirtilir. Dolayısıyla site yönetimi bu sorumluluktan bir noktaya kadar kurtulmuş olur. Bahsi geçen, yasadışı bir içerikse ve bu yönetim ya da moderatörler tarafından tespit edilmişse zaten düzenlenecektir ama bazen kontrollerde de gözden kaçabiliyor. Bu durumda da iletişime geçerek ilgilileri de uyarmak en mantıklı yol bence.

Kişisel fikirler, yorumlar da site yönetimi tarafından sansürlenecek olsa o zaman interaktif ortamların, ifade özgürlüğü kavramının anlamı kalmıyor.

Her söylenen cümleyi hakaret olarak yorumlamak da hastalıklı bir zihniyet bence. Eleştiri denen kavramdan haberleri yok herhalde insanların.

Ne yani, her söyleneni, her yapılanı, her hatayı kabul edelim, hiçbirşeye tepki vermeyelim, kuzu kuzu kaderimizi ve gördüğümüz herşeyi kabul mu edelim ? Neyiz biz, koyun mu ? Demokrasi hangi noktadan sonra ve kim için geçerli ? İfade özgürlüğü sadece sistemi ve iktidarları övenler için ya da parası olanlar için mi geçerli ? Bu kavramların içi bu kadar boş mu ?

Konuyu ve Devamını Görüntüle

08 Mayıs 2008 Perşembe

Spam Protection for E-Mail Links

Sitelerimizde ya da bloglarımızda iletişim amacıyla kullandığımız e-posta adreslerimizin spam botları tarafından toplanması ve akabinde binlerce spam' e boğulmak çok can sıkıcı bir durum. Bunu engellemek için farklı metodlar kullananlar var. Örneğin bir javascript yardımıyla e-posta adresinizi saklamanız mümkün.

Eğer kodlarla bu işi halledemediyseniz ya da kod bilginiz yoksa, buradan ulaşabileceğiniz sayfada bulunan formu doldurduktan sonra elde edeceğiniz kodu sayfanıza eklediğinizde adresinizi koruma altına almış olursunuz...

Sayfanın kullanımı şöyle;

  • E-Mail kutucuğuna istediğiniz adresi yazın,
  • Linkte ne yazacağını Title kutucuğuna ekleyin,
  • İsterseniz, linke tıklandığında e-posta' nın başlık bölümünde yazacak kısmı da Subject kutucuğunu doldurarak belirtebilirsiniz.
  • Sonraki adımda Encrypt Mail butonuna tıklayarak elde edeceğiniz kodu, e-posta linkinizin görünmesini istediğiniz yere yapıştırarak kullanabilirsiniz.

Böylece şifrelenmiş durumdaki adresiniz, spam botlarına kurban olmayacak... Link yine adresinizi içeriyor ama kod içerisinde adresiniz geçmediği için spam botları bulamıyor... Güle güle kullanın :)

Konuyu ve Devamını Görüntüle

06 Mayıs 2008 Salı

iGoogle Widget : Analytics

iGoogle' ı uzun zamandır kullanıyorum ve takip ettiğim bir çok blogla ilgili RSS' leri ve bir sürü işe yarar aracı buradan kullanıyorum. Benim için son ve en önemli gelişme yine Google tarafından sağlanan webmaster servisine ait verilere buradan ulaşabilmek olmuştu.

Web yöneticisi araçları servisinin Kontrol Panelinde Araçlar menüsünün alt seçeneği olan Gadgets başlığından iGoogle' a bir araç ekleyebiliyorsunuz. Bu aracı iGoogle' a ekledikten sonra, servisin menüsüne girmeden birçok ayrıntıyı sürekli takip etme şansım oldu böylece.

Daha sonra benzer bir hizmetin Google Analytics servisi için de olup olmadığını araştırırken analyticsindex.com' a rastladım...

Bu servis ile de Analytics' den elde ettiğiniz önemli birkaç veriye iGoogle ile ulaşabilirsiniz. Sayfaya girdikten sonra solda bulunan "Add the Analytics KPI gadget to iGoogle:" yazısının altındaki butona tıklamanız, iGoogle ana sayfanıza dönüp uygulamanın yetkilendirilmesini onaylamanız lazım. Eğer iGoogle' ı kullandığınız hesapla Analytics hesabınız da aynı ise doğrudan servise kayıtlı sitelerinizin listesine ulaşabiliyorsunuz. Ayarları için de sitedeki bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Bir de şöyle bir ipucu vereyim, iGoogle' da yeni bir sekme açarken "Analytics Widget" başlığını kullanırsanız hazırda birkaç aracın daha yüklü geldiğini göreceksiniz. Şaşırtıcı bir keşif oldu benim için :)

Konuyu ve Devamını Görüntüle

05 Mayıs 2008 Pazartesi

Yine, Yeniden Sansür : Youtube Kapatıldı...


Türk internet ve blog camiasına Youtube kapatmaları ile ilgili yazı yazmaktan artık fenalık geldi eminim. Şahsen ben sıkıldım.

Yine erişim engeli var ve halihazırda bir açıklama da yok... Kimbilir yine neyi bahane ettiler. Site yönetimiyle görüşüp sakıncalı olduğu kanaatine varılan içeriğin kaldırılması talebinde bulunmak ve bir zahmet biraz çaba göstermek yerine yine kolayına kaçarak, sadece Türk Telekom kullanıcılarının erişimini engelleyen yöntemi seçtiler.

Bu durumda sadece asıl muhatap olan bizler neler olup bittiğinden habersiziz. Diğer servislerin kullanıcıları ya da diğer bütün internet kullanıcıları gerekçe olan içeriğe ulaşabiliyorlar. Hukuk sistemimizdeki teknik bilgi eksikliğinden kaynaklanan bu gereksiz açığın biran önce giderilmesi ve daha akılcı yollar bulunması gerektiğini düşünüyorum.

Konuyu ve Devamını Görüntüle

02 Mayıs 2008 Cuma

Scribd - Döküman Arşivi

Scribd, geze geze bitiremediğim miktarda dökümanla dolu bir arşiv sitesi. Tesadüf eseri rastladım ama hemen favorilerimde yerini aldı.

Kullanıcılar tarafından yüklenen kitapları sisteminizde o formatı görüntüleyecek program yoksa da görebiliyorsunuz ve bu dökümanları bilgisayarınıza indirmeniz de mümkün.

Yüklenebilecek formatlar olarak Microsoft Office Word, Excel ve PowerPoint dosyalarını, Open Office dosyalarını, Text ve RTF ile PDF ve PS formatında dosyaları kabul ediyor. Depolama için herhangi bir kapasite sınırı da koymamışlar.

Özellikle Technology başlıklı bölüm ve alt bölümleri olan Computer Science, Internet, Telecom bölümleri ilgimi çekti...

Kesinlikle tavsiyemdir.


Konuyu ve Devamını Görüntüle

 

RSS